Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 11 Haz 2009
Yaklaşık olarak 15 milyonun üzerinde öğrencinin yarın karnelerini alarak tatile çıkacağını hatırlatan Uzman Psikolog Nazlı Özburun, “karne gününün kimi aileler için sevinç ve heyecan dolu iken; kimi aileler için ise kaygılı ve stresli olduğunu belirtiyor. Bir çok evde karneden dolayı tartışmaların yaşanabileceği gerçeğine karşı önemli uyarılarda bulunuyor. İşte o tavsiyeler…
“Bütün bir yıl boyunca ana–babalar çocuklarının notlarına e-okul aracılığıyla veliler bakabiliyorlardı. Ama aileler çocuklarının takibini süreç içinde yeteri kadar yapmamışlar ve gerekli önlemleri almamışlarsa yarın kafalarındaki beklentilerine uygun bir karne bulamadıklarında durum pek çok hayal kırıklığı doğurabiliyor.
Böyle yapmayan anne babalar eğitim yılı içinde okul ve öğretmen ile yeterince işbirliği yapmışsa, çocuğun sınıf içindeki durumunu, başarı düzeyini ve nasıl bir karne alacağını tahmin edebilecektir. Bu nedenle başarısızlık durumunda “sonuçtan çok, bu sonuca nasıl gelindiğinin” değerlendirilmesi önemlidir
Yaptığımız bu değerlendirme daha sonra ortaya çıkabilecek olumsuz durumları bir dereceye kadar önleyici olacaktır. Oysa ki durumu değerlendirmeden yola devam etmek karne sonrası biraz bağırıp çağırmak, belli cezalar vermek ve yaptırımlar uygulamak sonrasında yine aynı sıkıntıları hem anne babanın hem de çocuğun yaşamasına engel olmayacaktır.
Öncelikle unutulmamalıdır ki; her çocuğun algı düzeyi, zekası, öğrenme kapasitesi birbirinden farklıdır. Bundan dolayı da istenilen bir karne görmenin altında sadece derslerse çalışmamak nedeni bulunmamaktadır. Okuldaki başarısızlığın pek çok nedenlerinden bazıları şunlardır:
:: Çocuğun yeterli ilgi ve sevgi göremeyişi
:: Çocuğun başarı veya başarısızlığının farkında olunmayışı
:: Öğrenme güçlüğü problemleri
:: Anne babanın yüksek beklenti içinde olması
:: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
:: Yıl içinde sıkı sık hastalanmalar
:: Algıdaki sorunlar ve algılama güçlüğü
:: Öğretmenin çocuğa ilişkin tutumu
:: Çocuğun okulla ilgili olumsuz tutum ve düşüncelere sahip olması
:: Öğretmenin öğretme yeteneğinin zayıf olması
:: Ailedeki tartışma ve gerginlikler
:: Kardeş kıskançlığı ve kardeşler arası geçimsizlik
:: Ailedeki ekonomik sıkıntılar ve bunların çocuğa yansıtılması
:: Anne veya babanın psikolojik sorunlarının olması
Eğer sonucu, yani karneyi değiştirmek istiyorsak öncesinde bu nedenleri değerlendirmeliyiz. Malumdur ki aynı girdilerle farklı sonuç beklemek sadece saflıktır. O halde anne babalara kısaca şu önerilerde bulunabiliriz;
:: Karne sonucu ne olursa olsun çocuğun sevildiğin ve yanında olduğunun hissettirilmesi önemlidir.
:: Karnenin sadece bir sonuç olduğunun gerekenler yapıldığında bunun değişebileceğinin anlatılması önemlidir.
:: Başarısızlığının nedeninin araştırılması, gerekli durumlarda bir uzmandan destek alınmalıdır.
:: İyi niyetle de olsa çocuğun karnesini; başarılı diğer yaşıtları ve kardeşleri ile karşılaştırılmaması gerekir. Bu durum çocukta diğerlerine ilişkin düşmanlık duygusu geliştirmesine neden olur.
:: Anne- babanın yüksek beklentisi ve baskısı karnelerdeki notlarla oynanmasına ve çocukların yalan söylemesine neden olacaktır.
:: Sürekli olarak iyi karne beklendiğinin söylenmesi çocuk üzerinde stres meydana getirecektir. Bunun yerine elinden gelenin en iyisini yap bu bizim için yeterlidir mesajının verilmesi önemlidir.
:: Karnesi çok başarılı olan çocuklara fazla ilgi gösterilmesi çocuk üzerindeki baskıyı arttıracağından dolayı bu noktada kalmak için çocuğun daha fazla kaygılı olması sonucunu doğuracaktır. Ailesinin ya da anne babasının sevgisini bilen ve onlar tarafından benimsenen çocuk ve ergenler karne sonuçları olumsuz da olsa bu üzüntüyü kısa sürede atlatarak işbirliğine girerek başarılı olmaktadırlar.
Yukarıda da söylediğimiz gibi ailelerin sene başından itibaren çocuklarının öğretmenleriyle kuracakları iletişim aslında çocukla kurulmuş bir ilişki olacaktır. Böylelikle aile, çocuğun durumundan karne öncesinde de haberdar olacak, karne aile ve çocuk için sürpriz olmaktan çıkacaktır. Gereken zamanda gerekli önlemlerin alınması mümkün olacaktır.
Burada anne babanın yapması gereken en önemli şeyler çocuğun dışındaki nedenleri ele almak ve çocuğun dikkatini sorumluluklarına çekmektir. Böyle bir sorumluluğu çocuğuna vermeyen anne babanın tüm çabalarının sonuçsuz kalacağını unutmamalıyız. Çocuklarımız şu anda bu yılki eğitim döneminin yarıyıl tatili dönemine geldiler, bir iş dönemi tamamlandı ve yeni bir dönem için dinlenmeyi hakkettiler. Çocukların tatili burunlarından getirmemek de önemlidir .Hatalar yapılmış olabilir . Önemli olan hataların nedenlerine inmek ve düzeltmeye çalışmaktır. Sürekli karneyi başa kakarak olumlu sonuçlara ulaşmak mümkün değildir.
Tatillerin aile içi ilişkileri yakınlaştırma ve ailece birlikte geçirilen zamanı artırma yönünden de önemli olduğunu biliyoruz.. Aile üyelerinin hep birlikte geçireceği bu tatil fırsatını en iyi şekilde değerlendirebilmenizi, çocuklarınıza model olma, onları tanıma ve gelişimlerini görebilme açısından ortaya çıkabilecek fırsatları kaçırmamanızı dilerim.”
NAZLI ÖZBURUN
Uzm.Psg.Danışman
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 11 Haz 2009
Öğrencilere ÖSS’de bu yılın sürpriz sorularını oluşturabilecek ekoloji konuları konusunda önemli ipuçları…
Dizimizin bugünkü bölümünde Fem Dershaneleri uzmanları, kimya, geometri, coğrafya, tarih, felsefe grubu derslerinin yanı sıra bu yılın sürpriz sorularını oluşturabilecek ekoloji konuları konusunda da ipuçları veriyor.
KİMYA
YORUM AĞIRLIKLI OLDUĞUNU UNUTMAYIN
Fen-1 bölümündeki kimya soruları, konuların temel başlıklarını içeren yani ayrıntıya girmeyen, genellikle yorum ağırlıklıdır. Bu nedenle konuları ana hatlarıyla bilen öğrencilerin soruyu iyi okuyup doğru yorumladıklarında zorlanmadan çözebilecekleri sorulardır.
TEKRAR GEREKTİREN KONULAR
Fen-2 bölümü soruları ise genellikle bilgi içerikli sorular olduğundan konular tam olarak bilinmelidir. Özellikle organik kimya konusundan gelecek sorular, ezber sorular olduğundan bu konu sınava yakın tekrar edilmelidir. Grafik sorularında sabit ve değişken nicelikler gözden kaçırılmamalıdır.
UZUN SORULARDAN KORKMAYIN
Metni uzun olan sorulardan kesinlikle korkulmamalı; soru, özellikle cevaplar mutlaka okunmalıdır. Çünkü çoğu zaman en zor görünen sorunun cevap seçenekleri okunduğunda çok açık şekilde sonuca gidilebilmektedir.
Öğrencilerin sınava yakın dönemde fen denemeleri çözmeleri ÖSS’deki başarılarına katkı sağlayacaktır. Bunun yanında son yıllarda çıkmış ÖSS sorularını mutlaka tekrar çözmelerinde büyük yarar vardır. Çünkü gelen sorular genel anlamda paralel sorulardır.
GEOMETRİ
KALAN SÜRE NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ?
1.Hemen her gün deneme tarzı (karışık) bir miktar (en az 20 – 30 tane) soru çözülebilir. Çünkü Geometri bir alışkanlıklar zinciridir. Resim veya müzik gibi kişinin sanat yönünü öne çıkaran bir yapıya sahiptir. Bilgi olmadan soru çözülemez ama birebir bilgi kullanma çok azdır. Eğer öğrencide Geometri refleksi zayıflarsa netice beklenenin altında olabilir. (Bu refleks 3 – 4 gün boyunca günlük 30 – 40 soru çözülerek kazanılabilir.)
2.Fazla ayrıntıya girmeden konu özetleri gözden geçirilebilir.
Çünkü 2 – 3 tane soru doğrudan tanımla ilgili olabiliyor. Bu özellikle Analitik Geometri için daha önemlidir.
3.Öğrenci, kendini yetersiz hissettiği konuların ısrarla üzerine gitmeli ve bu konuları öğrenmelidir. Ancak Geometriye yatkınlığı olmayan öğrencilerin hiç fikri olmadığı konuları bu vakitten sonra öğrenmesi zordur.
4.Şimdiye kadar Geometri çalışmamış olan öğrenciler, n Üçgende açılar n Özel üçgenler (dik, ikizkenar, eşkenar) n Üçgende benzerlik (açı-açı benzerliği ve temel benzerlik) n Paralelkenar (giriş kısmı, genel kavramlar) n Dikdörtgen ve kare (giriş kısmı, genel kavramlar) n Çemberde açı n Noktanın Analitik İncelenmesi konularını dikkatlice inceledikleri takdirde sınavda 3 – 4 soru çözebilirler. Bu konuların öğrenilmesi kolaydır ve çoğunlukla kolay sorular bu konulardan gelmektedir.
COĞRAFYA
Önceki ÖSS’lerde olduğu gibi bu yıl da SOSYAL BİLİMLER-1 ve EDEBİYAT-SOSYAL testlerindeki coğrafya sorularının yaklaşık yarısının beşeri ve ekonomik coğrafya konularından (ağırlıklı olarak Türkiye beşeri ve ekonomik coğrafyasından) çıkacağını düşünüyoruz. Bu soruların önemli bir kısmını oluşturan Türkiye Coğrafyası’nı tekrar etmek için adaylar konuları en baştan okumak yerine daha kısa olan Bölgeler Coğrafyası konusunu okuyabilir.
ÇEVRE SORUNLARINDAN SORU GELEBİLİR
4 yıllık müfredatta özellikle 11. ve 12. sınıf ders kitaplarında geniş yer tutan doğal kaynaklar, çevre sorunları, ekosistem ve madde döngüsü gibi konulardan soru geleceğini tahmin ediyoruz. Bu konuların, ilgili ders kitaplarından veya ÖSS’ye hazırlık kitaplarından en az 1 kez okunması adayların yararına olacaktır.
HARİTA ÜZERİNDEN ÇALIŞIN
Türkiye Coğrafyası ve Ülkeler Coğrafyası ile ilgili bazı sorularda yer isimleri geçtiği için bu konuların harita ile birlikte çalışılması veya tekrar edilmesi öğrenmeyi kolaylaştıracaktır. AFET KONUSUNA DİKKAT 2007 ve 2008 yıllarındaki ÖSS’lerde olduğu gibi doğal afet ve küresel ısınma ile ilgili güncel konulardan da bu yıl soru geleceğini düşünüyoruz.
BİYOLOJİ
İSKELET SİSTEMİNDEN NASIL SORU GELEBİLİR?
Bu yıl ÖSS’de biyoloji soru sayısı Fen-1 ve Fen-2 bölümlerinde ikişer adet arttığından, adaylar için Biyoloji branşının önemi artmıştır. Soru sayısının artmış olması demek, her konudan soru gelme ihtimalinin de artması demektir. Örneğin, iskelet sisteminden soru geldiğinde büyük ihtimalle kas sisteminden soru gelmiyordu, şimdiyse her ikisinden de soru gelebilir.
TEKRAR YAPIN
Biyoloji, çok fazla bilgi içeren ve çabuk unutulabilen bir branş olduğu için adayların sınava kadar tekrar yapmaları gerekir. Kalan süreleri bütün konuları tekrarlamaya yetmeyecek öğrenciler, konuları, soru ihtimali yüksek olanlardan itibaren sıralayıp, yetişebildikleri yere kadar tekrar etmelidirler. Tekrarların ardından çıkmış ÖSS sorularının çözülmesi konunun daha iyi kavranılmasını ve kalıcı olmasını sağlar.
EKOLOJİDEN SORU GELEBİLİR
Bu yılki sınavda MEB’in yeni 9. sınıf müfredatına ilk defa giren konulardan (arkeler, ekolojik ayak izi vb.) yoruma dayalı sorular da gelebilir. Önyargılardan arınmış olarak biyolojiye zaman ayıran adayların bu yıl daha avantajlı olacağını düşünüyoruz.
TARİH
ÖSS’de geçen yıllarda olduğu gibi bu sene de Sosyal Bilimler-1 testinde ağırlıklı olarak soruların İnkılâp Tarihi’nden gelmesini bekliyoruz. Sosyal Bilimler-2 testinde ise Türk ve Osmanlı Tarihi’nin yanı sıra bu sene MEB müfredatına yeni eklenen Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersinden de soru sorulacağını tahmin ediyoruz.
FELSEFE GRUBU
Felsefede ÖSS’de gelen soru sayısı toplam yedi adettir. Sorulardan bir veya iki tanesi bilgiye dayalı gelebilir. Felsefe soruları sözel nitelikte olduğu için devamlı tekrar edilmeyi gerekli kılmaktadır. Son zamanlarda özellikle ÖSS’de çıkmış olan soruların çözülmesi adaylara artı puan kazandıracaktır.
Felsefe Grubu sorularında öncelikle soru kökünü dikkatlice okuyup, neyin istendiğini bilmek, çözümü kolaylaştıracak faktörlerdendir. Felsefe soruları Sosyal Bilimler-1 testinin son soruları olduğu için çözüm sırasında, dikkat azalmakta, kolay yanıtlanabilecek sorular yanlış yapılabilmektedir. Adayların bu durumu göz önünde bulundurmalarında fayda var.
PROF. DR. ARiF VERiMLi’NiN UYARILARI
EGZERSiZLERi DENEYiN
Prof. Dr. Arif Verimli öğrencilerin kaygılarından nefes egzersizi, fiziksel egzersiz ve hayal kurma gibi gevşeme tekniklerini kullanarak kurtulabileceklerini söyledi. Sınav kaygısını hafifletmek için yapılması gerekenlere değinen Verimli, şu tavsiyelerde bulundu:
NEFES EGZERSİZİ YAPIN
İyi bir nefes almak, iyi bir nefes vermekle başlar. Ağır, derin ve sessiz olun. Nefes egzersizine başlamadan önce, sağ elinizi göbeğinizin hemen altına, sol elinizi göğsünüzün üzerine koyun ve gözlerinizi kapatın. Nefes almadan önce ciğerinizi iyice boşaltın. Yeni bir nefes almak için birkaç saniye bekleyin. Artarda iki derin nefes aldıktan sonra, kesinlikle 4-5 kez de normal nefes alın. Tüm bu işlemleri günde 40 kez yapın ve bunu alışkanlık haline getirin.
FİZİKSEL EGZERSİZ ÖĞRENMEYİ KOLAYLAŞTIRIR
Düzenli fiziksel egzersiz, beyinde öğrenmeyi kolaylaştırır. Yaptığınız ders tekrarları zihninize daha kolay yerleşir ve unutmanız zorlaşır. Bilinç gelişir. Beyin, uyaranlara daha kolay açılır. Refleksler hızlanır. Reaksiyon zamanı kısalır. Düzenli fiziksel egzersiz, ders çalışmak ve öğrenmek için son derece elverişli bir zihinsel ortam hazırlar. Sınavlara daha dinç ve verimli hazırlanabilirsiniz.
MUTLU BİR GELECEK HAYAL EDİN
Günün belli bir kısmında zihninizi boşaltarak mutlu bir gelecek hayal edin. Güzel bir üniversiteyi kazandığınızı, başarabildiğinizi hayal edin. Hiç durmadan arka arkaya şunları tekrar edin: ‘Kolum ağır, elim sıcak, nefesim sakin ve düzenli, kalbim sakin ve düzenli, karnım sıcak ve alnım serin.’
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 11 Haz 2009
AÜ Manyetik Malzemeler Araştırma Grubu’nun, manyetik soğutma teknolojisinde kullanılabilecek en üstün özellikli malzemeyi üretmeyi başardığını bildirdi.
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, dünyada nanoteknoloji konusunda önde gelen bilim adamlarından biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Yalçın Elerman başkanlığındaki AÜ Manyetik Malzemeler Araştırma Grubu’nun, manyetik soğutma teknolojisinde ”büyük bir atılım sağlayacak ve bugüne kadar bilinen malzemelerden çok daha üstün özelliklere bir sahip malzemeleri üretmeyi başardığı” kaydedildi.
Açıklamada, yaklaşık 5 yıldır manyetik soğutma teknolojisi üzerinde çalışan araştırmacıların, Mayıs ayında manyetik soğutma teknolojisinde kullanılabilecek en üstün özellikli malzemeyi ürettikleri ifade edildi. Soğutucu malzeme konusunda bir çok gelişmiş ülkenin araştırma yürüttüğüne dikkat çekilen açıklamada, ”ilk kez Ankara Üniversitesi bilim insanları tarafından geliştirilen soğutucu malzemenin yalnızca Türkiye için değil, dünya için çığır açıcı olacağı” ifade edildi.