Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 04 Mar 2010
Okullarda engelli öğrenci ve personelin düşünülmemesi trajik hadiseler yaşanmasına yol açıyor. İşte fedakar bir annenin yaşadıkları…
Bolu’nun Sümer Mahallesi’nde yaşayan bedensel engelli 14 yaşındaki İsmail Çayırlı, çocukken geçirdiği menenjit nedeniyle ellerini ve ayaklarını kullanamıyor. Bu yüzden onu her gün annesi tekerlekli sandalyeyle okula götürüyor. Okulun giriş kapısında çevredekilerin yardımıyla 30 kiloluk çocuğunu sırtlayan 60 kiloluk anne, asansör olmayan okulun merdivenlerini tırmanıyor. Annesine üzülüyor Sınıfında tekrar tekerlekli sandalyeye oturan İsmail Çayırlı kendisi için not tutan arkadaşlarının desteğinden memnun ancak annesi için üzülüyor: “Annem beni merdivenlerden çıkarırken çok yoruluyor. Okulda engelli asansörü olsaydı annem bu kadar yorulmazdı. Tek isteğim okuluma engelli asansörü yapılması ve akülü sandalye alınması.”
Sıkı bir Galatasaray taraftarı olan İsmail sağlığına kavuşup doktor olmayı hayal ederken öğretmeni Nazmiye Ata da “İsmail takdirlik bir öğrenci. Ellerini kullanamıyor ama çok başarılı. Sınıfta arkadaşlarına dersleri konusunda yardım ederken evde de kardeşlerinin matematik ödevlerini yapıyor” İsmail’in üç aylıkken menenjit hastalığı geçirdiğini kaydeden anne Emine Çayırlı oğlunu taşımaktan şikâyetçi değil, ancak onun da dileği, okula asansör yapılması: “İsmail çok ağır ama taşımak zorundayım. O benim oğlum. Ben de İsmail için asansör yapılmasını istiyorum.”

Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 04 Mar 2010
MEB’na bağlı eğitim kurumlarında sözleşmeli statüde görev yapan öğretmenlerin kadroya alınmaları kanun teklifinde bulunuldu.
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı eğitim kurumlarında sözleşmeli statüde görev yapan öğretmenlerin MEB öğretmen kadrolarına, hizmet sürelerine, bölgelerine ve hizmet puanlarına bakılmaksızın naklen atanmalarını öngören kanun teklifini Meclis Başkanlığı’na sundu.
Devlet Memurları Kanunu ile Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda değişiklik öngören kanun teklifinin gerekçesinde özellikle AKP döneminde sözleşmeli öğretmenlik, ücretli öğretmenlik gibi istihdam usullerinin yaygınlaştırıldığı belirtildi. Bu durumun ihtisas mesleği olarak tanımlanan öğretmenliğe zarar verdiği, eğitimin niteliğini düşürdüğü ifade edilen gerekçede “Sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler arasında hiçbir ayrım yok denmesine rağmen sözleşmeli öğretmenler bir çok bakımdan kadrolu öğretmenlerin sahip oldukları haklardan mahrum bırakılmıştır. Bu kanun teklifi bu haksızlıkları ortadan kaldırmak amacıyla verilmiştir. Sözleşmeli öğretmen olarak çalışanlar, KPSS’ye tekrar girmek için ders çalışmakta, işlerine yoğunlaşamamaktadır. Yargı kararları ile sabittir ki, öğretmenlik asli ve sürekli bir ihtisas mesleğidir“ denildi.
Teklifte ise sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmesi ve MEB’e bağlı eğitim kurumlarında sözleşmeli statüde çalışan öğretmenlerin MEB öğretmen kadrolarına hizmet sürelerine, hizmet bölgelerine ve hizmet puanlarına bakılmaksızın naklen atanmaları öngörüldü.

Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 04 Mar 2010
İşte üniversitelerin adları ve kurulucağı iller…
İstanbul’da ”Fatih Sultan Mehmet”, ”Ön Asya”, ”Süleyman Şah” üniversiteleri ile Samsun’da ”Canik Başarı Üniversitesi” adıyla 4 yeni vakıf üniversitesi kurulmasına ilişkin kanun tasarısı, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.
Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısını komisyona sunan Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, 2002 yılında 53′ü devlet, 23′ü vakıf olmak üzere, üniversite sayısı 76 iken, bugün itibariyle bu sayının 139′a ulaştığını söyledi.
2003′ten bu yana 41′i devlet, 22’si vakıf olmak üzere 63 üniversite kurulduğunu ifade eden Çubukçu, bu üniversitelerin de kurulmasıyla, vakıf üniversitelerinin sayısının 51′e yükseleceğini bildirdi.
Nimet Çubukçu, örgün öğretimdeki öğrenci sayısının 1 milyon 746 bin 534, açık öğretimde ise 1 milyon 142 bin 536 olduğunu kaydederek, 2008-2009 öğretim yılında vakıf üniversitelerinde toplam 166 bin 157 öğrencinin öğrenim gördüğünü ifade etti.
Toplumsal dönüşümü sağlamak ve çağdaş uygarlığı yakalamak yolunda toplumun, başta yükseköğretim olmak üzere, genel anlamda eğitim ihtiyacının karşılanmasının büyük önem arz ettiğini dile getiren Çubukçu, ”Bu doğrultuda devlet, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları eliyle eğitim hizmetlerini geliştirme çalışmalarının birlikte yürütülmesi gerekmektedir” dedi.
AA
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 04 Mar 2010
Sudan’ın başkenti Hartum’daki Türk okulu verdiği eğitimin yanında Türkiye-Sudan ilişkilerinin de gelişmesine yardımcı oluyor.
Sudan Türk Okulu Müdürü Bayram Şahan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulun başkent Hartum’da 1995 yılında kurulan Fatih Sultan Mehmet Türkçe Dil Kursuna Sudanlıların ilgisinin ardından, 1999 yılında okula çevrildiğini söyledi.
Şahan, Sudan Türk Okulunun bir süre kiralık binalarda eğitim ve öğretimine devam ettiğini, 2006 yılında da Hartum’un elit sayılacak bir mahallesinde 14 dönümlük arsa alarak bölgeye taşındığını bildirdi.
Sudanlı ve Türk öğrencilerin bir arada eğitim gördüğünü anlatan Şahan şunları kaydetti: “24 derslikli okulumuzda 300 öğrenci eğitim görüyor. Bu öğrencilerden 62’si Türk, geri kalanı Sudanlı öğrenciler. Laboratuvardan, bilgisayar odalarından, spor komplekslerinden birçok imkanın olduğu okulumuzda sadece eğitim değil, dostluk ve kardeşlik ilişkilerini de üst düzeyde tutuyoruz. Ay yıldızlı bayrağın sorumluluğuyla dostluk ve kardeşlik ilişkileri hep samimi tutuyoruz.
Okulumuzdaki pek çok ilkle de Sudanlıların beğenisini kazandık. Çevre düzenlememiz Sudan’da okullarda bir ilk niteliğinde. Spor komplekslerimiz öyle. Örneğin okulumuzdaki halı saha, başkent Hartum’da bir ilk durumunda. Başarılarımızla da ilkleri yaşatmaya devam ediyoruz.”
Sudan Türk Okulunun İlköğretim 4. sınıfında eğitim gören Viem Saad, böyle bir okulda eğitim gördüğü için mutlu olduğunu söyledi.
3. sınıf öğrencilerinden Eşref Ticani ile Fatih Özdemir de çok iyi arkadaş olduklarını belirterek, aynı sırayı paylaştıklarını belirtti.
AA
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 04 Mar 2010
YÖK, üniversitelerde örgün öğretim programlarından ikinci öğretim ile ön lisans ve lisans programları arasında yatay geçişlerde esneklik sağlayan yönetmelik taslağı hazırladı.
Taslağa göre, üniversitelerde birinci öğretimden ikinci öğretime, öğretim ücreti farkını ödemek kaydıyla yatay geçiş yapılabilecek.
YÖK tarafından hazırlanan yönetmelik taslağı, üniversitelerdeki önlisans ve lisans düzeyindeki diploma programları arasındaki her türlü yatay geçişlere ilişkin hükümleri düzenliyor.
Buna göre, farklı yükseköğretim kurumlarının programları veya aynı yükseköğretim kurumu içindeki programlar arasında, önceden ilan edilen sayı ve geçiş şartları çerçevesinde geçiş yapılabilecek. ÖSYM tarafından yapılan yerleştirmelerde kontenjan sınırlaması bulunmayan diploma programlarına geçişlerde de kontenjan sınırlaması uygulanmayacak.
Üniversiteler arasındaki yatay geçişlerde, önlisans programlarının ilk yarıyılına, lisans programlarının ilk iki yarıyılı ile önlisans programlarının son yarıyılı ile lisans programlarının son sınıfına yatay geçiş yapılamayacak.
Yükseköğretim kurumlarında birinci öğretimden, diğer birinci öğretim ile ikinci öğretim programlarına yatay geçiş yapılabilecek. Ancak, ikinci öğretim programına geçiş yapan öğrencilerin ikinci öğretim ücretini ödemesi gerekecek.
İkinci öğretimden ise sadece diğer ikinci öğretim programlarına yatay geçiş yapılabilecek. Ancak, ikinci öğretim programlarından bulunduğu sınıfın ilk yüzde 10′una girerek bir üst sınıfa geçen öğrenciler, birinci öğretim programlarına yatay geçiş yapma hakkı elde edebilecek.
Açık veya uzaktan öğretimden, sadece diğer açık veya uzaktan öğretim diploma programlarına yatay geçiş yapılabilecek. Birinci veya ikinci öğretim programlarından açık veya uzaktan eğitim veren programlara yatay geçiş olabilecek.
Kayıt dondurmuş olan öğrenciler de yatay geçiş başvurusunda bulunabilecek.
Programlar arasında geçiş başvuruları, sadece ilan edilen süre içerisinde yapılacak. Başvurular ile ilgili ön değerlendirme ilgili kurullar tarafından oluşturulan komisyonlarca yapılacak. Başvurular, adayların genel not ortalamasına göre sıralanarak değerlendirilecek. O programa ayrılan kontenjana göre geçiş sağlanacak.
Değerlendirme sonuçları, üniversitenin internet sitesinde duyurulacak.
-KURUM İÇİ YATAY GEÇİŞ İMKANI-
Yönetmelik taslağı, kurum içi programlar arasında da yatay geçiş yapma imkanı sağlıyor. Buna göre, bir üniversiteye bağlı fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulunun kendi bünyesindeki programlara yatay geçiş yapılabilecek.
Fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokuluna kabul edilen öğrencilerin ön lisans veya lisans derecesi verilen bir programa geçmeden önce aynı üniversitede aldıkları derslerden oluşan ”ortak programdan” sonra, programa geçiş uygulaması olan kurumların kurum içi geçiş kontenjanı belirlenmesinde bu programlar için senato tarafından belirlenmiş olan kontenjanlar esas alınacak.
Üniversite bünyesindeki aynı düzeyde, fakat farklı merkezi yerleştirme puanı ile öğrenci kabul eden programlar arasında yatay geçiş başvurusu yapılabilmesi için, öğrencinin merkezi sınava girdiği yıl itibarıyla aldığı merkezi yerleştirme puanının, geçmek istediği diploma programına eşdeğer yurt içindeki diğer programların en düşük taban puanından az olmaması şartı aranacak.
Yetenek sınavı ile öğrenci alan programlara kurum içi yatay geçişlerde yetenek sınavında da başarılı olma şartı getirilecek.
ÖSYM yerleştirme puan türü aynı olan bir programa kurum içi yatay geçiş başvurusunda bulunan öğrencinin merkezi yerleştirme puanı, geçiş yapmak istediği diploma programının yerleştirildiği yıl itibariyle taban puanından az olması halinde, öğrencinin gireceği sınıftan veya yarı yıldan önceki öğretim süresinde gireceği sınıfa veya yarı yıla geçiş notu dahil sağladığı genel not ortalamasının en az, 100 üzerinden 75 olması gerekecek.
Ancak öğrencinin yerleştirme puanı, geçiş yapmak istediği programın, öğrencinin sınava girdiği yıl itibariyle taban puanından yüksek olması halinde ise o döneme kadar aldığı derslerden başarılı olma şartı aranmayacak.
ÖSYM yerleştirme puan türü farklı bir diploma programına kurum içi yatay geçiş yapılabilmesi için taban puan şartının yanı sıra öğrencinin geçiş yapmak istediği dönem öncesi alması öngörülen zorunlu ve seçmeli derslerin hepsinden geçer not almış olması ve gireceği sınıfa veya yarı yıla geçiş notu dahil sağladığı genel not ortalamasının en az, 100 üzerinden 80 olması şartı aranacak.
-KURUMLAR ARASI GEÇİŞ-
Kurumlar arası yatay geçiş ise üniversitelerin eşdeğer programları arasında ve YÖK tarafından yayınlanan kontenjanlar çerçevesinde yapılacak.
Bu tür geçişte bulunabilmek için, öğrencinin, kayıtlı olduğu programda bitirmiş olduğu dönemlere ait öğretim programında belirtilen tüm dersleri almış ve başarmış olması gerekecek. Gireceği sınıftan önceki öğretim süresinde, gireceği sınıfa veya yarı yıla geçiş notu dahil sağladığı genel not ortalamasının en az 100 üzerinden 70 olması şartı aranacak.
Lisans derecesi verilen programlarda, 4 yıllık eğitim verenlerde 2 ve 3. sınıflar için; 5 yıllık eğitim verenlerde 2, 3 ve 4. sınıflar için; 6 yıllık eğitim verenlerde 2, 3, 4 ve 5. sınıflar için yatay geçiş başvurusu alınacak.
Tamamen veya kısmen yabancı dil eğitimi yapan üniversitelere yatay geçiş için ilgili üniversite tarafından yapılacak yabancı dil yeterlilik sınavından ya da uluslararası geçerliliği olan yabancı dil sınavlarından başarılı olma şartı aranacak.
Türk Silahlı Kuvvetleri ile Polis Akademisi ve bağlı yükseköğretim kurumlarında önlisans ve lisans düzeyinde öğretime devam eden öğrenciler bu hükümler çerçevesinde diğer üniversitelere geçiş yapabilecek. Bu öğrencilerden, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 10. maddesinde yer alan fiiller nedeniyle, başarısızlık veya kendi isteği ile ilişiği kesilenler geçiş için başvuramayacak. Başka bir gerekçe ile ilişiği kesilenler ise 3 yıl içinde diğer üniversitelere geçişi için başvuruda bulunabilecek.
ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirme olmaksızın Türkiye’deki üniversitelere yerleştirilen yabancı uyruklu öğrencilerin yatay geçişlerinde taban puan haricindeki diğer şartlar aranacak.
Türkiye’de hizmet görmekte olan yabancı diplomatların çocuklarının yükseköğretim kurumlarına başvurularında kontenjan şartı aranmayacak.
Yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından yurt içindekilere yatay geçiş başvurusunda, gelinen üniversitenin denkliğinin tanınmasının yanı sıra, öğrencinin genel not ortalamasının da en az 100 üzerinden 70 olması gerekecek.
AA
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 04 Mar 2010
Nijerya’da 12 yıldan beri faaliyet gösteren Türk Kolejleri, Dünya Bilim Olimpiyatları’nda Nijerya’ya 53 madalya kazandırdı.
Nijerya’da faaliyet gösteren 15 okul, bir üniversiteye hazırlık kursu ve bir üniversiteyi bünyesinde barındıran Türk kurumunun Genel Müdürü Hasan Hüseyin Aygün, 4 bini aşkın öğrenciye eğitim öğretim verdiklerini söyledi.
Türk Kolejlerinin 1998 yılında açılmaya başlamasıyla daha önce madalya kazanmayan Nijerya’nın bilim olimpiyatlarından onlarca madalya aldığını belirten Aygün, şu bilgileri verdi:
”1998 yılından bu yana Türk Kolejlerine imtihanla öğrenci alıyoruz. Binlerce öğrencinin katıldığı imtihanlar sonucunda başarılı olan 300 öğrenciyi okulumuza kabul ediyoruz. Nijerya’da okullarımıza büyük bir ilgi var. Bizim okullar bu ülkeye gelene kadar Nijerya tarihinde bilim olimpiyatlarında hiç madalya kazanamamış. Bizim okullarımızın faaliyete geçmesiyle birlikte altın, gümüş ve bronz olmak üzere şimdiye kadar Nijerya’ya 53 madalya kazandırdık. Bu başarı herkes tarafından takdir ediliyor. Nijerya Devlet Başkanı ve bazı üst düzey yetkililerin çocukları da Türk Okullarında eğitimlerini sürdürüyor.”
-
NİJERYA TÜRK NİL ÜNİVERSİTESİ
Aygün, kurumlarına bağlı olarak faaliyet gösteren Nijerya Türk Nil Üniversitesi’nin de 200 öğrenci ile bu yıl eğitim öğretime başladığını belirtti.
Nijerya Türk Nil Üniversitesi’nde Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Elektrik, Elektronik ve Bilgisayar Mühendisliği, Bilgisayar öğretmenliği ile iktisat, işletme ve İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümlerinin açıldığını ifade eden Aygün, sözlerini şöyle tamamladı:
”2009 yılı şubat ayında temeli atılan üniversitemiz, geçen Kasım ayı itibariyle faaliyete başladı. 100 bin metre kare kapalı alana sahip olacak üniversitemizde 20 bin metre kare kapalı alana ulaşıldı. 3 yıl içinde projemizi tamamlayacağız. Nijerya’da Türkiye’ye ve Türk insanına büyük bir sempati var. Okullarımızın başarısı bu güvenin sağlanmasında önemli bir altyapı oluşturuyor.”
AA
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 02 Mar 2010
Devlet Bakanı Selma Aliye KAVAF’ın katılımlarıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ve Murat AKDOĞAN Eğitim ve Kültür Vakfı arasında gerçekleşen protokol ve imza töreni 27 Şubat 2010 tarihinde WOW Otel İstanbul’da gerçekleşti.
Devlet Bakanı Selma Aliye KAVAF himayesinde Sosyal Hizmetler Genel Müdürü Sn. İsmail BARIŞ ve Baymak Yönetim Kurulu Başkanı Sn.Dr.Murat AKDOĞAN ?da protokol defterlerine imza atarak, MURAT AKDOĞAN EĞİTİM VAKFI’ nın amacının Türkiye’de Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun sorumluluğunda 18 yaşına kadar devletin gözetiminde bulunan, ancak bu yaşından sonra yeterli desteği bulamayan çocuklarımızın %100 burslu olarak Yüksek öğrenim görmelerini sağlayacak üniversiteyi kurmak ve aynı zamanda bu üniversitede öğrenimleri boyunca her türlü yaşamsal ihtiyaçlarını bedelsiz karşılayarak ülkemize ve insanlığa katkılar sağlayacak kişilikli öncü gençler olarak yetişmelerini sağlamak olduğunu açıkladılar.
Marmara Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak İşletme konularında Lisans ve Yüksek Lisans dersleri veren Dr. Murat AKDOĞAN, babasının yetiştirme yurdunda öğretmenlik yaptığı yıllarda yeşeren çocukluk hayalini gerçekleştirmek amacıyla henüz 46 yaşında kurduğu MURAT AKDOĞAN EĞİTİM VAKFI’nın kuruluşu ve bu amaçta gerçekleşmesi planlanan projelere katkı sağlayan Devlet Bakanımız Sn.Selma Aliye KAVAF’a, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü Sn. İsmail BARIŞ’a, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu İstanbul İl Müdürü Sn. Önal İNALTEKİN’e teşekkürlerini sundu.
Uzun yıllar Çocuk Esirgeme Yurtlarında görev yapan, 5 çocuklu idealist bir ilkokul öğretmeninin oğlu olarak büyüyen Dr. Murat Akdoğan, vakfın amaç ve hedeflerini şu sözleriyle vurguladı;
?’Yetiştirme Yurdundan çıkan çocukların okuma oranı diğer çocuklara göre oldukça az dolayısıyla üniversite sınavında diğerleriyle eşit olarak yarışamazlar. Bu çocuklara diğerlerinden ayrı sınav yapılmalı. Ben bunun için tüm kontenjanı bu çocuklara ayırmak istediğim bir üniversite kurmak istiyorum. Benim üniversitem dışında devletin başka üniversitelerinde de bu çocuklar için ek kontenjan ayrılmalı. Bu kontenjan gerçekleştirilirse bu çocukların eğitimini biz sağlayacağız. Hem de kalacak yerleri ve ekmek kazanma dertleri olmayacak şekilde. Bundan sonra atamalar yapılırken de bu çocuklara kontenjan ayrılırsa işleri de garanti olur. Bu çocuklar devletin çocukları. Eğer bu çocukları eğitmez ve iş sağlayamazsanız bu toplum için bir tehdit oluşturur ama bu çocukları değerlendirirseniz onları önemli bir fırsata çevirebilirsiniz. Bu toplumsal bir görevdir” dedi.
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 02 Mar 2010
Sınavlarda öğrencilerin alçak sıralardan sürekli şikâyetçi olmasından yola çıkan Rizeli 3 öğrenci, tasarladıkları “Sıranı Ayarla Projesi” ile soruna çözüm buldu.
Rize Ardeşen Mesleki Teknik Eğitim Merkezi (Metem Lisesi) 11. sınıf öğrencileri Ferhat Geniş, Levent Ensar Hatipoğlu ve Tevfik Sandıkçı, uzun süre uğraşarak hazırladıkları projeyle Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Beceri Tabanlı Proje Yarışması’na katıldı. Projeleri il bazında birinci seçilen öğrenciler, yarışmanın Ankara’da yapılacak finaline üretim ve mühendislik teknolojisi kategorisinde rakipleriyle mücadele edecek.
Elde edilen başarı ile ilgili değerlendirmede bulunan Ardeşen Metem Lisesi Makina teknolojisi rehber öğretmeni Oğuzhan Uygun, öğrencilerinin hazırladığı iş dünyasında büyük ilgi göreceğini ve bedensel engellilerin yaşamını kolaylaştıracağını söyledi.
Ardeşen Metem Lisesi Müdürü Ertan Berberoğlu da bu başarının kendilerini gururlandığını dile getirdi. Berberoğlu, “Okulumuzun adını elde ettiikleri başarılarla duyuran öğrencilerime teşekkür ediyorum. Geçen yıl da Hamsi Ayıklama Makinesi projesiyle ve Hamsi’den Sucuk Yapan Makine (Hamsicuk) projesiyle Rize genelinde derece yapmıştık. Projelerimizde genç mucitlerimizdeki keskin Laz zekasının mühendislik alanında nasıl kullanıldığını birlikte görmekteyiz. Öğrencilerimiz tarafından oluşturulan projelerin iş dünyasında ilgi görmesi tanınması ve hayata geçirilmesi bizler için mutluluk kaynağı olacaktır.” dedi.
Yarışmada okulu temsil eden bir diğer proje ise fonksiyonel sandalye. Okulun Ahşap Teknolojileri Bölümü11.sınıf öğrencisi Yusuf Kıran, Mehmet Fatih Ayçiçek, Yüksel Sarıtabak ve Ünal Kahraman Çırakoğlu’nun hazırladığı projenin ev kadınlarının günlük işlerini görmelerinde büyük kolaylık sağladığı belirtildi. Merdiven, çiçeklik ve askılık olarak kullanabilen fonksiyonel sandalye projesi ahşap alanında Rize il birincisi oldu.
(CİHAN)
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 02 Mar 2010
Vakıf üniversiteleri arasında Teknoloji Geliştirme Merkezi’ne (TEKMER) sahip tek üniversite olan Fatih Üniversitesi’nde, Genç Girişimciliği Geliştirme Programı’nın tanıtım toplantısı yapıldı.
Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan yaptığı konuşmada, ? Girişimcilik ortaya çıkan fırsatları değerlendirmektir? dedi.
KOSGEB Fatih üniversitesi TEKMER Müdürlüğü tarafından girişimciliği bir seçenek olarak sunmak, gençleri kendi işini kurmaya yöneltmek, girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla düzenlenen Genç Girişimciliği Geliştirme Programı tanıtım toplantısı Üniversitenin Büyükçekmece yerleşkesinde yapıldı. Programın açılış konuşmasını Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan yaptı. Prof. Dr. Tekalan, Girişimciliğin ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek ile birebir ilgili olduğunu ve Fatih Üniversitesi olarak da KOSGEB’in katkılarıyla öğrencilere önlerine çıkan fırsatları değerlendirme konusunda yardımcı olduklarını ifade etti. Öğrencilerin yoğun ilgisinden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Tekalan, programı düzenleyen KOSGEB Fatih Üniversitesi Tekmer Müdürlüğü’ne teşekkür etti.
?Eğitim Desteği? adı ile projelendirilen program 8 ana başlık altında toplam 66 saatten oluşuyor. Fatih Üniversitesi TEKMER Müdürü Nedim KARA, kurumsal ve uygulamalı girişimcilik üzerine katılımcıların dikkatlerini toplamayı hedefleyen program süresince öğrencilere; girişimcilik, iş planı, iş kurma ve yönetme gibi konularda eğitimler verileceğini belirtti. Kara ayrıca projenin içeriği hakkında da detaylı bilgiler verdi. Buna göre; öğrenciler tarafından doldurulacak Başvuru Değerlendirme Formu incelemeleri sonucunda en az 15 en çok 30 kişilik bir grup oluşturulacak. Eğitimler sonucunda öğrencilere sertifika verileceği gibi, başarılı olan ve iş kurmak isteyen öğrencilere de 4.000 TL geri ödemesiz veya 10.000 TL (Finansal Kiralama) geri ödemesiz destekler sağlanacak. Başarılı öğrenciler bunun yanında sabit yatırım ya da geri ödemeli olarak da 40.000 TL ?lik desteklerden faydalanılabilecek.
Fatih Üniversitesi’ndeki etkinlikte, benzer projelerden faydalanarak başarılı olmuş isimlerin ?Başarı Öyküleri?ne de yer verildi. MG Danışmanlık Genel Müdürü Gülsüm Çıracı, öğrencilere geçmişte yaşadığı destek süreçlerini, deneyimlerini ve firmasının bugünkü geldiği noktayı anlattı. Katılımcı öğrencileri girişimcilik yolunda ilk adımları attıkları için tebrik eden Çıracı, koyuldukları bu yolda bir çok engelle karşılaşacaklarını ama bir girişimci olarak asla vazgeçmemelerini tavsiye etti.
Programda ayrıca 2008 – 2009 Öğrenim yılında düzenlenen Genç Girişimci Geliştirme Programı’nı başarı ile tamamlayan Fatih Üniversitesi mezunlarından Arzu EROL konuşmacı olarak yer aldı.
Yazar: kojiro hyuiga Tarih: 26 Şub 2010
Arkadaşlar Erasmus, AB ülkeleri ve adaylarının kültülerin birbirine yaklaşması ve kaynaşması için ünivertsite öğrencileri için uygulamış olduğu programın adıdır.Bir bakıma öğrenci değişim programıdır.
Başvuru konusu ise biraz karmaşık olabilir. Çünkü her üniversite farklı koşullar isteyebilir. Hatta hatta aynı üniversite içerisindeki farklı bir fakültede bile farklı koşullar istenebilir. Bazı üniversitelerde genel ortamala şartı 4 üzerinden 2 olurken bazılarında 2.5 olabilir.
Bu program sayesinde hayallerinizde ki ülkede aylarca yaşam şansına sahip olabilir,farklı kültürleri tanıyabilirsiniz ayrıca bu program bünyesinde öğrenciye para desteğğide yapılmaktadır.
Daha detaylı bilgiyi okulunuzdan edinebilirsiniz. Çünkü her üniversite farklı bir yol izleyebiliyor.